Jinekolojik muayene ve spekulum muayenesi

Jinekolojik muayane (vajinal muayene) her kadının hiçbir rahatsızlığı olmasa dahi yılda bir kez kontrol amaçlı yaptırması gereken muayenedir. Bu sayede bazı hastalıkların erken tanısı konulabilir, ayrıca rahim ağzı kanserini önlemek amaçlı smear testi muayene sırasında yılda bir alınır. Bunun dışında jinekolojik muayene kadın hastalıkları ile ilgili veya gebelik ile ilgili şikayetleri olan hastalara kadın hastalıkları ve doğum uzmanları (jinekolog) tarafından yapılmaktadır. Daha önce hiç jinekolojik muayene olmamış bayanlar bu muayeneden ilk seferinde çekinebilir veya korkabilir ancak en fazla 1-2 dakika gibi kısa süren bir muayenedir ve ağrı veren bir işlem değildir. Daha önce muayene olmuş bayanlar bunun kolay bir işlem olduğunu gördükleri için hiç çekinmeden rahat bir şekilde muayene olurlar.

Jinekolojik muayene ne zaman yapılır?
Jinekolojik muayene adet zamanında veya adetli değilken yapılabilir. Ancak adetli iken kanamadn dolayı rahim ağzı net görülemeyebilir ve smear testi alınamaz. Bu nedenle acil bir durum yoksa adet dışındaki dönemler tercih edilir.

Bütün muayenelerde olduğu gibi jinekolojik muayeneden önce doktor öncelikle hastanın hikayesini (öykü, anamnez) alır. Hastanın yaşı, mesleği, medeni durumu, ilişki durumu, geçirdiği hamilelikler, düşükler, doğumlar, ameliyatlar, küretaj ve benzeri işlemler kadın hastalıkları dışında herhangi bir hastalık varlığı, adet düzeni, adet süresi ve miktarı detaylıca sorulur. Sigara, alkol ve kullandığı diğer maddeler, kullandığı ilaçlar, ailesinde bir hastalık varlığı sorulur. Hasta ve doktor arasında geçen bütün konuşmalar sırdır ve hastanın yakınları dahil hiçkimseye anlatılmaz. Hasta isterse görüşme sırasında yanında eşi veya başka bir yakını bulunabilir, hasta istemezse görüşmeye tek başına katılır, doktor odasına başka hiçbir kimse alınmaz. Hasta bu esnada sorulan sorulara açık ve net cevap vermelidir ki tanı ve tedavi planında yanılmaya yol açmasın.

Jinekolojik muayene masası ve spekulum muayenesi:
İlk görüşme yapıldıktan ve hastanın öyküsü dinlendikten sonra jinekolojik muayene masasında muayene yapılır. Hasta belden aşağısını tamamen soyunmuş şekilde üzerine bir örtü alarak masaya çıkar ve bacaklarını masanın her iki yanındaki desteklere koyar. Hastanın aldığı bu pozisyona litotomi pozisyonu denir. Jinekolojik muayeneye başlarken öncelikle karın bölgesi ve dış genital organlarda (dudaklar, klitoris vb.) herhangi bir patoloji, ameliyat izi var mı diye gözlenir.

Spekulum
Daha sonra spekulum muayenesi yapılır. Spekulum denilem alet plastik veya metal olabilir, vajina içerisini ve rahim ağzını gözlemek için yerleştirilir, hasta bu esnada rahat ve gevşek durursa hiçbir ağrı hissetmez. Spekulum iki parçalı, ördek gagası şeklinde bir alettir, bu iki parça arasında vajina içerisi ışık ile aydınlatılarak izlenir. Spekulum ile vajina içerisinde akıntı ve diğer patolojilerin varlığı gözlemlenir ve rahim ağzı izlenir. Rahim ağzında herhangi bir erzyon (yara), polip vb. patoloji varsa izlenir. Gerekli ise bu esnada rahim ağzından smear testi alınır. Vajinada akıntı varsa bazen buradan çubuk ise sürüntü şeklinde kültür alınır. Smear ve kültür alma işlemleri tamamen ağrısızdır. Bakire hastalarda spekulum muayenesi yapılamaz.
Spekulum muayenesinden sonra elle muayene (bimanuel muayene) yapılır. Bu muayenede amaç rahim, yumurtalık ve bunlara etrafındaki patolojilerin elle değerlendirilmesidir. Myom veya kist benzeri yapılar elle hissedilir. Bu muayenede doktor iki parmağını vajina içerisinde yerleştirir ve diğer elini de karnın alt bölgesine yerleştirir, bu şekilde organları ve patolojileri hissetmeye çalışır. Bakire hastalarda vajinal yoldan elle muayene yapılamıyacağı için bunun yerine tek parmak rektuma (makattan içeriye) yerleştirilerek rektal muayene yapılır, bu şekilde rahim, yumurtalık ve etrafındaki patolojiler değerlendirilir.

Tuba Uterina (Fallop tüpleri)

Tuba Uterina (Fallop tüpleri): Yumurtalıklar ile rahim arasında uzanan yaklaşık 10 cm uzunluğunda, sperm ve yumurta hücresinin geçişini sağlayan bir çift kanaldır.5 kısımda incelenir.
İntramural: Tüplerin uterusun kas tabakası içine gömülü olan kısmıdır. 1.5-2 cm uzunluğundadır. Çapı yaklaşık 0.4 milimetredir
İsthmik: İntramural kısımdan yanlara doğru uzanan bölgedir.2-3 santimetre uzunluğunda, 1-2 milimetre kalınlığındadır.
Ampulla: Tüplerin en geniş kısmı olup 5 santimetre uzunluğunda ve 1 santimetre kalınlığındadır. Yumurta ile spermin karşılaşması ve döllenme burada gerçekleşir. Dış gebeliklerin %90’ı bu kısımda yerleşir
İnfundibulum: Tüplerin huni şeklindeki ucudur.
Fimbria: Tüplerin en uç kısmıdır. Püskül şeklindedir. Yumurtalıklardan atılan yumurta hücresini süpürür tarzda hareketlerle yakalama görevini yerine getirir.
Over (Yumurtalık): Uterusun her iki yanında yer alan sert yapıda ve sedef renginde bir çift organdır. Uzunlukları yaklaşık 3.5 santimetre, genişliği yaklaşık 2.5 santimetre ve kalınlığı yaklaşık 1 santimetredir. Bağlar ile karın duvarına ve rahme bağlanmışlardır. Görevleri kadınlık hormonlarını üretmek ve yumurta hücresi geliştirip salmaktır. Erkekteki testislerin karşılığıdır.

Adet düzensizliği zararlımıdır

Adet (regl) düzensizliği çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bu altta yatan nedene göre zararlı sonuçları olabilir veya stres, depresyon, aşırı kilo alma, aşırı zayıflama, ilaç kullanımı gibi nedenlerden oluşan zararsız bir adet düzensizliği de olabilir. Bu tür durumlarda adet düzensizliğinden çok buna sebep olan stres, kilo gibi durumlar hastaya zarar verebilir. Bu sebeplerin düzenlemnmesi gerekir. Ancak adet düzensizliğinin sebepleri arasında myom, polip, hormon düzensizliği, yumurtlama bozukluğu gibi durumlar varsa bunlar da zararlı olabilir. Bu tür durumların netleştirilmesi, ilaçla veya gerekli ise ameliyatla tedavileri gerekir. Eğer sebep erken teşhis edilmezse ve tedavi geciktirirse örneğin adet düzensizliğine neden olan bir myomun büyümesi ileride daha fazla sıkıntılara yol açabilir. Adet düzensizliği olan hastaların bir kısmında yumurtlama düzensizliği vardır bu da hamile kalmayı engelleyici veya geciktirici etki gösterebilir.

Adet düzensizliği her zaman zararlı bir durum değildir hatta bazı hallerde adet düzensziliği normaldir. Örneğin adet görmeye başlanan ilk yıllarda (15-17 yaşlarda), emziren annelerde, korunma iğnesi kullananlarda adet düzensizliği normal ve beklenen bir durumdur.